Nobel Tıp Ödülü ve Biyologlar!

     Nobel ödülleri 1901 yılından beri her yıl beş alanda verilmektedir. Alfred Nobel tarafından kurulan dernek tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve fizyoloji veya tıp alanlarında üstün başarılı olan kişilere ödül vermektedir. Fizyoloji veya tıp alanındaki Nobel ödülünü Karolinska enstitüsü vermektedir. 1810 yılında İsveç`te kurulan dünyanın en saygın eğitim kurumlarından biridir. Bu daldaki ödülü fizyologlar ve hekimler kazanmıştır evet. Fakat fizyologlar ve hekimler dışında bu daldaki ödülü kazanan başkaları da olmuştur. Bu grup içinde kimyacılar, patologlar, veteriner hekimler, immünologlar, farmasötik kimyacılar, virologlar, moleküler biyologlar, bakteriyologlar, genetikçiler, biyokimyacılar, moleküler genetikçiler, sinirbilimciler, psikologlar, nörofarmakologlar, nöropsikiyatristler, histologlar, hücre biyologları ve biyologlar (ve sayamadığımız diğerleri) bulunmaktadır.



     Bir biyolog ne iş yapar? Neden biyolog olmayı seçmiştir? Nerelerde çalışır? Ne üretir? Ne yer ne içer bu biyologlar? Dünyada ve ülkemizde biyologlara bakış nasıldır? İlk önce bu sorulara yanıt vermeye çalışacağım yazımda fakat öncelikle biyolog kelimesi üzerinde durmak istiyorum. Latince kökenli bu kelime "yaşam bilimcisi" anlamına gelmektedir. Yazımın devamında biyolog kelimesi yerine "yaşam bilimci" terimini kullanmayı tercih edeceğim. Bu akla gelen soruları açıklarken aynı zamanda kendi yaşantımdan da örnekler vereceğim. Bu yazıyı çok çok uzun zaman önce yazmayı planlamış olsam da yazmak ancak bu zamanda mümkün oldu. Biriktirdiğim tecrübeler ile bu mesleği seçmek isteyen kişilere ve seçmiş olanlara faydalı olabileceğimi düşünüyorum. 

     "İnsanlar ikiye ayrılırlar, hekimler ve diğerleri." Mesleki egoları içeren bunun gibi cümleleri okumuş olmanız mümkündür. Hatta "fizikçiler ve diğerleri.", "tütün eksperleri ve diğerleri." gibi versiyonlarını da görmüş olmanız muhtemeldir. Biz yaşam bilimciler için ise "insanlar ikiye ayrılırlar, çünkü bilateral simetriye sahiptirler.", işin şakası bir tarafa bizim meslek grubumuzdaki kişiler varlıkları canlılar ve cansızlar olarak ayırır. Canlılar ile yakın ilişkide olurlar, cansız çevreyi de yakından takip ederler. Canlı ve onu direkt ya da indirekt olarak etkileyen her şey yaşam bilimcinin ilgi alanına girer. 

     Biz yaşam bilimcileri hemen hemen her sektörün içinde bulmanız olasıdır. Bizler eğitim, sağlık, gıda, ilaç, mühendislik, ziraat, astronomi, jeoloji ve daha aklıma gelmeyen çok daha fazla alanda faaliyet gösteren bir grubuz. Dünyada durum böyle iken ülkemizde işler biraz daha karışık ve farklıdır. Malesef burada bu eleştiriyi yapmak zorundayım, Ülkemizde bu mesleğe bakış açısı çok gariptir. Yaşam bilimcinin ne olduğu ile ilgili en ufak fikri olmayan çok fazla insan bulunuyor. Ülkemizde yaşam bilimcileri taksi şoförü olarak, bir devlet dairesinde memur olarak, işsiz olarak, seyyar satıcı olarak, herhangi bir baba mesleğini icra ederken, garson olarak, mağaza yöneticisi olarak, akademisyen olarak, çiçekçi olarak ve hayalinize gelmeyecek kadar farklı işleri yapan birer birey olarak görebilirsiniz. En az hekimlik kadar önemli olan bu meslek umarız ki çok daha saygın bir meslek olarak ileriki zaman dilimlerinde yükselecektir.

     Eğer çocuğunuz, yeğeniniz, kardeşiniz, komşunun çocuğu ya da yakınlarınız yaşam bilimlerine ilgi duyuyorlarsa onların doğru şekilde yönlendirilmesine yardımcı olun. Daha henüz ilkokula başlamamışken Rana ridibunda`nın yavrularını besleyip yetişkinliğe geçişlerini merakla izlediğim, Zenit kameranın objektifini söküp karıncaların tek sıra halinde yuvalarına yiyecek taşıdıklarını büyük keyifle gözlemlediğim çocukluk dönemimde benim bir yaşam bilimci olacağımı farkeden bir büyüğüm çok üzgünüm ki olmadı. Bu bir tutkudur ve bir çocuk yaşam bilimci olacaksa onu engellemenizin çok da mümkün olmadığını bilmenizi isterim. Biz yaşam bilimciler doğayı merak eden ve doğadaki olayları açıklamaya çalışan kişileriz. Hemen her yaşam bilimci bir bilim insanıdır. Doğadaki bir mekanizmayı (problemi tespit eder) merak eder, onu açıklamak için fikirler uydurur, o uydurduğu fikirlerin -ki biz bunlara hipotezler diyoruz- problemi açıklayıp açıklamadığını test eder (deney yapar). Yaşam bilimciler egoyu pek sevmezler ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim, her bilim insanı yaşam bilimci değildir fakat yaşam bilimciler bilimcidir. Neden yaşam bilimciyim? Bunun yanıtını verebileceğimi sanmıyorum, bu içten gelen birşeydir. Doğuştan gelen bir duygu olduğunu düşünüyorum. Örneğin mühendis kafası diye bir tabir vardır. Belki bu da benzer bir durumdur. Yaşam bilimciler gezegenimizdeki ve diğer gezegenlerdeki canlılıkla ilgilenirler ve tabiatın sırlarını çözmeye çalışırlar.

     Temel bilimlerin, klinik ve dahili bilimler kadar önemli olmadığı düşünülse de tıp fakültelerinin temelini temel bilimler oluşturur. Tıp, biyolojinin alt dallarının bir araya gelmesi ile oluşmuş olan bir multidisipliner alandır. Bir hekimin biyoloji bilmesi elzemdir. Yaşam bilimciler zooloji, botanik, ekoloji, mikrobiyoloji gibi temel alt dallarda bilgi sahibidirler ve kendi uzmanlıklarını seçerek ilerlerler. Yaşam bilimci var olan tüm canlı grupları ile ilgili genel bilgiye, inorganik dünya ile ilgili temel bilgiye sahiptir. Bu da onların bilimsel problemlere olan bakış açılarının genişletmektedir. Son 21 yılda fizyoloji ve tıp alanında verilmiş olan Nobel ödüllerinin %42`sini "Biyologlar" almıştır. Geçtiğimiz 21 yıl için şu kısa listeyi vermekte fayda olduğu kanısındayım. Listede Nobel ödülünü kazanan tüm kişilerin isimleri verilmemiştir, ödülü paylaşan diğer değerli bilim insanları hakkında daha fazla bilgiyi buradan edinebilirsiniz.

2016 - Yoshinori Ohsumi - Hücre biyoloğu - otofajinin mekanizmaları
2015 - William C. Campbell - Biyolog - yuvarlak kurt enfeksiyonu ile ilgili tedavi
2013 - James E. Rothman ve Randy W. Schekman - Biyolog - hücre transport sistemindeki vezikül trafiği mekanizmaları
2012 - John B. Gurdon - Biyolog - yetişkin hücrelerin kök hücreye dönüşmek üzere programlanması
2011 - Jules A. Hoffmann - Biyolog
           Ralph M. Steinman - İmmünolog ve Hücre biyoloğu - immünite
2009 - Elizabeth H. Blackburn ve Carol W. Greider - Moleküler biyolog
           Jack W. Szostak - Biyolog - telomeraz enzimi ve kromozomların telomer ile korunması
2007 - Martin J. Evans - Biyolog - farelerde embriyonik kök hücre kullanımı ile özel gen modifikasyonları
2006 - Andrew Z. Fire and Craig C. Mello - Biyolog - RNA`ya müdahale ile gen susturulması.
2004 - Richard Axel - Moleküler biyolog
           Linsa B. Buck - Biyolog - olfaktör sistem ve reseptörler
2002 - Sydney BrennerH. Robert Horvitz ve John E. Sulston - Biyolog - organ gelişiminin genetik düzenlenmesi ve programlı hücre ölümü
2001 - Leland H. Hartwell - Biyolog 
           Paul Nurse - Genetikçi ve hücre biyoloğu - hücre döngüsünde yer alan anahtar düzenleyiciler
1999- Günter Blobel - Biyolog ve hekim - hücre lokalizasyonu ve transportundaki protein sinyalleri

     İçinde yaşadığımız gezegende yaşam bilimcilere ihtiyaç olduğu su götürmez bir gerçektir. Yaşam kalitesinin artmasında ve hastalıkların tedavisi konusunda, temel yaşam mekanizmalarının aydınlatılması konusundaki katkılarından dolayı onlara minnettarız. Bilim içinde en az diğer tüm disiplinler kadar önemli ve değerli olan yaşam bilimleri konusunda çalışıp ilerlemek isteyen kişileri desteklemenin bir devlet politikası olması gerekiyor. Laboratuvarlarda, arazilerde uykusundan fedakarlık yapan yaşam bilimciler var ülkemizde, umarız ki hakeden tüm bilim insanları hakettikleri değeri görürler. "Bilim" ve "bilimci" ile ilgili bir yazıyı yine blog sayfamızda yakın bir zamanda  okuyabileceksiniz. Bilimin ışığı yolunuzu aydınlatsın.

Comments

Popular posts from this blog

New Human Relative

Anatomi Nasıl Çalışılır?

Ereksiyon ve Ejakülasyon